FED BAŞKANI BERNANKE'DEN UYARDI


29/11/2009 · Kategori: Vergi Haber ve Makaleleri

FED BAŞKANI BERNANKE'DEN UYARI

ImageWASHİNGTON - ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanı Ben Bernanke, Fed'in bankacılık sistemini denetleme yetkisini kontrol altına almanın ve bağımsızlığına dokunmanın, ABD'de ekonomik istikrarı ''ciddi biçimde zayıflatacağı'' uyarısında bulundu.

Bernanke, Washington Post gazetesinde yazdığı makalede, ''bazı yasa tekliflerinin Fed'in ana fonksiyonlarını yerine getirme kapasitesini önemli oranda azaltacağını, bu önlemlerin ABD'de ekonomik ve finansal istikrarı görünümü ciddi biçimde zayıflatacağını'' belirtti.
Temsilciler Meclisi ve Senato'da, Fed'in denetim güçlerini sınırlandıran ve faiz oranlarının belirlenmesinde daha fazla siyasi gözetime yol açan yasa tekliflerine ilişkin ilk kapsamlı değerlendirmesini yaptığı makalede Bernanke, ''Fed'in, banka denetiminde devam eden rolü için güçlü bir durum bulunduğunu, çünkü para politikasını belirlemedeki rolünde, Fed'in bankaların gözetimi için benzersiz ekonomik ve finansal uzmanlık getirdiğini'' ifade etti.
Senato Bankacılık Komitesi Başkanı Christopher Dodd, Fed'i gevşek denetim yapmakla eleştirmiş ve Fed'i bankacılık sisteminin denetiminden yoksun bırakarak, tek bir bankacılık denetleme kuruluşu oluşturulmasını amaçlayan yasa tasarısını bu ay açıklamıştı.
''Fed'in, dünyadaki diğer düzenleyiciler gibi, krize yol açan dönemde finansal sektörde aşırı risk almaların engellenebilmesinde herşeyi yapmadığını ve Fed'in performansını gözden geçirerek, sorunları halletmede agresif hareket ettiğini'' belirten Bernanke, ''hükümetin, bazı durumlarda 'nahoş ve adaletsiz' olan eylemlerinin, uzunluğu ve ciddiyeti bakımından Büyük Buhran'a rakip olabilecek küresel ekonomik faciayı önlemek için gerekli olduğunu'' kaydetti.
Demokrat Partili Dodd'un hazırladığı yasa tasarısıyla, Fed bankacılık düzenleme yetkisinden mahrum bırakılıyor ve Senato'ya Fed'in 12 bölge başkanını seçme rolü tanıyor. Fed'in finansal krize yol açan riskli kredi pratiklerini önleyemeyerek, ''berbat bir hata'' yaptığını savunan Dodd, yasa tasarısıyla, Fed'in asıl görevi olan para politikasını belirlemeye döneceğini vurguluyor.
Makalede, Cumhuriyet Partili Ron Paul'un, Fed'in faiz oranları kararlarının Kongre denetimini yasaklayan 1978 yılındaki yasal düzenlemenin kaldırılması teklifine yanıt olarak da Bernanke, ''para politikası kararlarını Kongre denetimine açmanın, halkın uzun vadeli ekonomik çıkarlarını koruma konusunda kamunun ve piyasaların Fed'e olan güvenine zarar vereceğine'' işaret etti.
Bu tekliflerin kamunun finansal kriz ve büyük finansal kurumların kurtarılması konusundaki kızgınlığının bir parçası olarak ortaya çıktığının farkında olduğunu kaydeden Bernanke, bu tür müdahalelerin bir daha olmamasını garanti etmek için bu önlemleri güçlü biçimde desteklediğini bildirdi. Bernanke, hiç bir şirketin ''iflas etmek için çok büyük'' olmamasını sağlamak ve gelecekte ortaya çıkabilecek iflasların maliyetinin vergi mükelleflerine yüklenmemesi amacıyla büyük, karmaşık finansal şirketlerin sıkı denetimini istediğini ifade etti.
Çabalarının nihai amacının ekonomik refahı sürdürmek ve düzenlemek olduğunu, bunu da kısa vadeli siyasi baskılardan bağımsız ve Fed'in güvenilirliğine önemli oranda bağlı olduğunu vurgulayan Bernanke, sözlerini şöyle tamamladı:
''Finansal ve ekonomik krize karşı savaşımızda uzun yol katettik, ancak gitmemiz gereken daha uzun bir yol var. Şimdi, enflasyon olmadan ekonomimizin düzelmesini yönlendirmeye yardımcı olması ve finansal istikrarı ilerletmek adına ABD'nin her zamankinden daha fazla, güçlü, siyasi olmayan ve bağımsız merkez bankasına ihtiyacı var.'' 
Dört yıllık görev süresi 31 Ocak'ta sona erecek Bernanke, ikinci dönem adaylığı konusunda 3 Aralık'ta Senato Bankacılık Komitesi'nde düzenlenecek oturuma katılacak.
Faiz oranını yüzde 0-0,25 aralığında tutan Fed, bu oranı ''uzun süre'' korumaya  kararlı görünüyor. 
ABD'de üçüncü çeyrekte yıllık büyüme yüzde 2,8 olurken, Ekim ayında işsizlik oranı yüzde 10,2'ye çıktı.

      A.A.


Yorum (yok) Yorum yaz! Etiketler : vergi,finans

VERGİLERDE HEDEF TUTMADI


29/11/2009 · Kategori: Vergi Haber ve Makaleleri

TOPLANAN VERGİLERDE HEDEF TUTMADI

ImageKAYSERİ  - Gelir İdaresi Başkanı Mehmet Kilci, ''Topladığımız vergilerde hedefimiz tutmadı ama rakamsal olarak çok iyiye gittiğimizi görüyoruz'' dedi. Kilci, Kayseri Genç Sanayici ve İşadamları Derneği'nin (GESİAD) bayramlaşma programında yaptığı konuşmada, küresel ekonomik krizin etkilerinin halen sürdüğünü belirterek, Türkiye'de krizden en çok reel sektör etkilendiğini söyledi.
Vergilere bakıldığında ise krizin etkisinin giderek azaldığının görüldüğünü ifade eden Kilci, şöyle konuştu:
''Yılın başında toplamış olduğumuz vergi gelirleri, bir önceki yılın aynı dönemine bakıldığında yüzde 5,5 oranında azalmıştı. Son dönem itibarıyla kümülatif olarak bir önceki yıla göre vergi gelirlerindeki azalış yüzde 0,5'e düştü. Topladığımız vergilerde hedefimiz tutmadı ama rakamsal olarak çok iyiye gittiğimizi görüyoruz. Kriz önlemi olarak paketler açıklandı, teşvikler verildi, vergi indirimleri oldu. Vergi indirimlerinin etkisi ile ilgili sürekli sorularLa muhatap oluyoruz. Burada vergi indirimi ile hedeflenen amaç ekonomiyi hareketlendirmekti. Böyle de oldu. Her vergi indiriminin bir maliyeti olduğunu bilmek gerekir.''
Kilci, Bakanlar Kurulu kararı ile ikinci dönem Varlık Barışı'nın yıl sonuna kadar uzatıldığı da anımsatarak, iş adamlarından varlık barışından yararlanmaları konusunda gayret göstermelerini istedi.
Kilci'nin konuşmasının ardından GESİAD üyelerinin çocukları arasında düzenlenen Kurban Bayramı konulu resim yarışmasında dereceye girenlere ödül verildi. Yarışmaya katılan tüm çocuklara da GESİAD Başkanı Hamdi Kınaş tarafından oyuncak hediye edildi.

A.A.

 

Yorum (yok) Yorum yaz! Etiketler : vergi,finans

veysi seviğ


27/11/2009 · Kategori: Vergi Haber ve Makaleleri

Gecikme zammı ve tecil faizi düşürüldü

27.11.2009 | Veysi Seviğ | Yorum
<_script /><_script />

ARAÇLAR

  • Yorum Yaz yorum yaz
  • Favorilerime Ekle favorilerime ekle
  • Yazdır haberi yazdır
  • Arkadaşıma Gönder arkadaşıma gonder
  • Yazı BoyutuKüçült & Büyült
  • <_script />addthis_pub = 'vodaco';<_script /> <_script /><_script />
<_script /> function f_showLinks (li) { try { f_display(li); } catch (e) { } } <_script />
Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Yasası'nın 51'inci maddesi uyarınca ödeme müddeti içinde ödenmeyen alacağının ödenmeyen kısmına vadenin bitim tarihinden itibaren her ay için ayrı ayrı gecikme zammı uygulanmaktadır.
Sözü edilen yasa maddesinin dördüncü fıkrası gereği olarak bakanlar kurulu, gecikme zammı oranlarını aylar itibariyle farklı olarak belirlemeye ve gecikme zammını bileşik faiz usulüyle aylık, üç aylık, altı aylık veya yıllık olarak hesaplamaya yetkilidir.
Aşağıdaki tabloda ödenmeyen amme alacaklarına bakanlar kurulu kararına göre yıllar itibariyle uygulanan gecikme zammı oranları yer almaktadır.
 
Bakanlar kurulu kararı
Uygulama süresi
Aylık gecikme zammı oranı (%)
2001/2175
29.03.2001-30.01.2002 arası
10
2002/3550
31.01.2002-11.11.2003 arası
7
2003/6345
12.11.2003-01.03.2005 arası
4*
2005/8551
02.03.2005-20.04.2006 arası
3
2006/10302
21.04.2006-18.11.2009 arası
2,5
2009/15565
19.11.2009 tarihinden itibaren
1,95
 
 
* 02.01.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5035 sayılı yasa ile yasal oran haline gelmiştir.
 
Yukarıdaki tablonun incelenmesinden anlaşılacağı üzere 18.11.2009 tarihi akşamına kadar aylık yüzde 2,5 oranında uygulanan gecikme zammı, 19 Kasım sabahından itibaren aylık 1.95 oranında uygulanmaya başlanmıştır. Bir başka anlatımla bakanlar kurulunun 02.11.2009 gün ve 2009/15565 sayılı kararı ile 19.11.2009 tarihinden geçerli olmak üzere gecikme zammı oranı aylık yüzde 1,95 oranında uygulanmaya başlanmıştır. (19.11.2009 gün ve 27411 sayılı Resmi Gazete)
Buna göre 19.11.2009 tarihinden önce vadesi geldiği halde bu tarihe kadar ödenmemiş olan amme alacaklarının bu tarihten itibaren ödenecek kısımlarına ve 19.11.2009 tarihinden itibaren vadesi geldiği halde vadelerinde ödenmeyen amme alacaklarına her ay için ayrı ayrı yüzde 1,95 oranında gecikme zammı uygulanacaktır.
Diğer yandan, yasal düzenleme gereği, ay kesirlerine isabet eden gecikme zammı günlük olarak hesaplandığından, 19.11.2009 tarihinden itibaren (bu tarih dahil) günlük gecikme zammı oranı (1.95/100/30=) 0.00065 olarak uygulanacaktır.
Gecikme zammının bakanlar kurulu kararı ile aylık yüzde 2,5'ten 1,95'e indirilmesine paralel olarak tecil faizi de yıllık olarak yüzde 24'ten yüzde 19'a düşürülmüştür.
Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Yasa'nın 48'inci maddesi uyarınca amme borcunun vadesinde ödenmesi veya haczin uygulanması veya haczolunmuş malların paraya çevrilmesi amme borçlusunu çok zor duruma düşürecekse, borçlu tarafından yazı ile istenmiş ve teminat gösterilmiş olmak şartıyla alacaklı amme idaresince veya yetkili kılacağı makamlarca amme alacağı 36 ayı geçmemek üzere ve faiz alınarak tecil olunabilmektedir.
Tecil konusu yapılan kamu alacakları için tecil faizi uygulanmakta olup 21.11.2009 gün ve 27413 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Tahsilat Genel Tebliği Seri: C Sıra No: 1 ile yapılan açıklamalar çerçevesinde 21 Kasım 2009 tarihi de dahil olmak üzere tecil faizi oranı yıllık yüzde 19 olarak belirlenmiştir.
Sözü edilen tebliğin Resmi Gazete'de yayım tarihi olan 21.11.2009 tarihinden önceki başvurulara dayanılarak tecil edilen amme alacaklarına, başvuru tarihinden 21.11.2009 tarihine kadar (bu tarih hariç) geçen süre için geçerli olan oranda, 21 Kasım 2009 tarihi de dahil olmak üzere bu tarihten sonraki dönemler için yıllık yüzde 19 oranında tecil faizi uygulanacaktır.
Bilindiği üzere borcunun tecilini isteyenlerden, bu istemleri uygun görülmeyerek reddedilmiş olanlar, söz konusu borçlarının reddedildiği konusunun kendilerine tebliğinden itibaren idarece verilebilecek otuz günlük süre içinde ödedikleri takdirde, bu amme alacağı için de tecil faizi uygulanmaktadır.
Yasal düzenleme gereği tecil yetkisini kullanacak ve bu yetkiyi devredecek olan makamlar, tecil edilecek amme alacaklarını tür ve tutar olarak belirlemeye, ame borçlusunun faaliyetine devam edip etmediğini esas alarak tecil edilecek alacakları tespit etmeye, tecilde taksit zamanlarını ve diğer koşulları belirlemeye yetkilidir.
Diğer yandan tecil yetkisini kullanan tarafından uygun görülen ödeme planında taksitlerin ödeme süresi sadece ay olarak belirtilmiş olması durumunda, taksitlerin ayın ilk işgününden son işgününe kadar ödenmesi mümkün bulunmaktadır. Ancak, ayın son işgünü taksitlerin ödenmemesi halinde tecilin ihlal edilmiş olduğu kabul edilmektedir.
Not: Okurlarımızın Kurban Bayramı'nı kutlar, kendilerine sağlıklı ve güzel günler geçirmelerini dileriz.

Yorum (yok) Yorum yaz! Etiketler : vergi,finans

bumin doğrusöz


26/11/2009 · Kategori: Vergi Haber ve Makaleleri

Sermayeleri artırmak gerekebilir

26.11.2009 | Bumin Doğrusöz | Yorum
<_script /><_script />

ARAÇLAR

  • Yorum Yaz yorum yaz
  • Favorilerime Ekle favorilerime ekle
  • Yazdır haberi yazdır
  • Arkadaşıma Gönder arkadaşıma gonder
  • Yazı BoyutuKüçült & Büyült
  • <_script />addthis_pub = 'vodaco';<_script /> <_script /><_script />
<_script /> function f_showLinks (li) { try { f_display(li); } catch (e) { } } <_script />
Aralık ayının sonuna, bir başka deyişle mali yılın da sonuna yaklaştık. Yıl sonu, bazı sermaye şirketleri için aynı zamanda sermaye artırımının zamanını da ifade ediyor. Sermaye artırımının yapılması, bazı şirketler için zorunlu olmakla birlikte, bazı şirketler için de mevzuatın doğurduğu menfaat gereği olarak karşımıza çıkmaktadır. Önce, sermaye şirketleri için sermaye artırımının zorunluluk hallerini aktaralım.
Anonim şirketlerin asgari sermayesi 50.000 TL ve limited şirketlerin asgari sermayesi 5.000 TL olarak belirlenirken, sermayesi bu tutarların altında olan şirketlerde de sermayelerini an az bu tutarlara yükseltme zorunluluğu getirilmiştir. Dolayısıyla bu şirketlerin sermayeleri, bu tutarların altında olamaz.
Öte yandan ve özellikle yılın son çeyreğindeki yabancı para değerlerindeki oynamalar dolayısıyla dövizli borçların değerlenmesi sonucu şirketlerde hem kur farkı zararlarının oluşması hem de borçların şişmesi söz konusu olabilmektedir. Bu olgu ise özellikle döviz cinsinden borcu olan şirketlerin Ticaret Kanunu'nun 324. maddesine dikkat etmeleri gereğini ortaya çıkarmaktadır.
324. madde, yönetim kuruluna, son yıllık bilançodan esas sermayenin yarısının karşılıksız kaldığının anlaşıldığı hallerde, durumu derhal genel kurula bildirme, şirketin aciz halinde bulunduğu şüphesini uyandıran emareler mevcut olması halinde ise aktiflerin satış fiyatları esas olmak üzere bir ara bilançosu tanzim etme yükümlülüğü yüklemiştir. Bu bilançodan, esas sermayenin üçte ikisinin karşılıksız kaldığının anlaşıldığı hallerde, genel kurulun ya bu sermayenin tamamlanmasına ya da kalan üçte bir sermaye ile iktifaya (sermaye azaltımına) karar vermesi gerekmektedir. Aksi halde şirket feshedilmiş sayılır. Şirketin aktiflerinin şirket alacaklarının alacaklarını karşılamaya yetmediği hallerde ise yönetim kurulunun durumu derhal mahkemeye bildirmesi, iflası veya iflasın ertelenmesini (İcra İflas Kanunu 179 ve devamı maddelerine göre) talep etmesi gerekmektedir. Yönetim kurulunun bu görevlerindeki ihmali, Türk Ceza Kanunu karşısında görevi ihmal suçunu oluşturur.
Sermaye artırımı kanunen zorunlu olmadığı halde, vergi mevzuatı dolayısıyla şirket menfaati gereği sermaye artırımının gerekli olmasına yol açan müessese ise "örtülü sermaye faizi" müessesesidir.
Kurumlar Vergisi Kanunu'nda örtülü sermaye müessesesi ile kurumların, ortaklarından veya ortaklarla ilişkili olan kişilerden doğrudan veya dolaylı olarak temin ederek işletmede kullandıkları her türlü borcun, hesap dönemi içinde herhangi bir tarihte kurumun öz sermayesinin üç katını aşan kısmı, ilgili hesap dönemi için örtülü sermaye kabul edilmiştir. Bir başka anlatımla bu müessese, kurumların borç maliyetlerini gider olarak yazma sınırını belirleyen bir müesseseye dönüşmüştür.
Alınan borçların örtülü sermaye sayılan kısmı için ödenen veya hesaplanan faiz, kur farkları, vade farkları ve benzeri giderler kanunun 11/b maddesi gereğince kurum kazancının tespitinde indirim konusu yapılamamaktadır. Yani kanunen kabul edilmeyen gider olarak dikkate alınması gerekmektedir. Öte yandan bu tutarlar, ilişkili kişiye dağıtılan kâr payı olarak nitelendirilmekte, ödeme yapılanın gerçek kişi olması halinde stopaj mükellefiyeti doğmakta ve geliri elde eden açısından kâr payı statüsünde vergilendirmeye yol açmaktadır.
Burada kurumların yapmış oldukları borçlanmaların örtülü sermaye olup olmadığı yönündeki tespit, borçların hesap dönemi başındaki bilançoda yer alan öz sermaye ile kıyaslanması suretiyle yapılmaktadır. Kurumun dönem başı öz sermayesinin sıfır veya negatif değerler taşıması durumunda, söz konusu kurumun ortak ve ortaklarla ilişkili kişilerden yaptığı borçlanmaların tamamı örtülü sermaye olarak değerlendirilmektedir (1 sayılı Kurumlar Vergisi Genel Tebliği).
Bu durum kurumlara, dönem başında öz sermayelerini gerekli şekilde oluşturarak, dönem içinde örtülü sermaye durumunun oluşmaması için borçlanmalarını önceden planlayabilme olanağı sağlamıştır.
2010 için 2009 yılı sonu itibariyle geçerli olan öz sermaye miktarı, maliyetleri gider yazılabilecek borçların belirlenmesinde temel teşkil edecektir. Örtülü sermaye kapsamına giren borçları bulunan kurumların sermayelerini dış kaynaklardan artırmak suretiyle, ilişkili kişilerden borçlanmalarda daha uygun bir konum yaratabilirler. İç kaynaklardan yapılacak sermaye artırımının ise öz sermayeyi artırıcı bir etkisinin olmadığı da unutulmamalıdır.
Bu nedenle ilişkili kişilerden borçlanan kurumların 2010 yılı öz sermayelerinin yüksek olması için, yılın şu son günlerinde gerekli sermaye artırımını yapmalarında yarar vardır.  
Her yıl olduğu gibi, bu yıl da bu önemli noktayı okurlarımıza hatırlatalım istedik.

Yorum (yok) Yorum yaz! Etiketler : vergi,finans

DENETİM ELEMANLARI BAYRAM MESAİSİNDE


26/11/2009 · Kategori: Vergi Haber ve Makaleleri

DENETİM ELEMANLARI BAYRAM MESAİSİNDE
ImageANKARA - Ankara Vergi Dairesi Başkanı Şinasi Candan, başkentte 1 Aralık'a kadar, belirlenen yer ve sektörlerde gece-gündüz vergi denetimi yapılacağını bildirdi.

Candan, yaptığı yazılı açıklamada, idarenin, vatandaşları bilinçlendirmek, belge düzeninin yerleşmesini sağlamak, mal hareketlerini kayıt altına almak, vergi doğuran olayı anında ve yerinde tespit etmek amacıyla vergi denetim çalışmasında bulunduğuna dikkati çekti.
Candan, denetimlerin Kurban Bayramı süresince de öncelikle ekonomik hareketliliğin yoğunlaştığı Kızılay ve Ulus'ta bulunan çarşı ve pasajlar ile Armada, Ankamall, Ankuva, Cepa, Antares, CarrefoursSA, Galleria, Minasera, Karum, Dolphin, A City, Optimum, Arcadium, Panora gibi büyük alışveriş merkezlerinde yoğunlaştırılacağını kaydetti. 
Giyim-hediyelik eşyası satan işletmeler, kafe, pastane, lokanta ve benzeri işletmeler ile oyun ve eğlence hizmeti veren yerlerde de yoğun denetim yapılacağını belirten Candan, şöyle devam etti:
''Ayrıca kurban derisi ve bağırsak alım satımı yapan işletmelere yönelik denetim çalışmalarında, deri ve bağırsak alım satım işleri ile uğraşan işletmelerin yoğun olarak bulundukları Ankara Kalesi (Atpazarı), Ostim ve İvedik Organize Sanayi Bölgesinde bu ürünlerin alım, satım ve sevkiyatı sırasında düzenlemiş oldukları belgelerin usulüne uygun olarak düzenlenip düzenlenmediği, çalıştırılan personelin kayıtlı olup olmadıkları gibi hususlara bakılacak, belge düzenine uyulup uyulmadığına yönelik tespitler yapılacaktır.''
Ankara Şehirlerarası Otobüs İşletmesinde (AŞTİ) faaliyet gösteren tüm işletmelerin, güzellik salonları, berber ve kuaförler, internet kafeleri ve eşantiyon alım-satımı ile uğraşanların da denetime tabi tutulacağını belirten Candan, gazino, bar, pavyon, gece kulüpleri, içkili lokantalar, oteller ve benzeri işletmelerde ise gece denetimi yapılacağını bildirdi.

A.A.


Yorum (yok) Yorum yaz! Etiketler : vergi,denetim

Ödeme Süreleri 26.11.2009 Tarihinde Sona Eren Bazı Vergiler İle


25/11/2009 · Kategori: Vergi Haber ve Makaleleri

Ödeme Süreleri 26.11.2009 Tarihinde Sona Eren Bazı Vergiler İle Taksitlerin Ödeme Sürelerinin, Kurban Bayramı Tatili Nedeniyle 01.12.2009 Tarihi Mesai Saati Bitime Kadar Uzatıldığına İlişkin Başkanlığımızca Basın Açıklaması Yapılmıştır.      25-11-09 13:56

Ödeme süreleri 26.11.2009 tarihinde sona eren bazı vergiler ile taksitlerin ödeme süreleri, Kurban Bayramı tatili nedeniyle 01.12.2009 tarihi mesai saati bitime kadar uzatılmıştır.

 

İlgili Basın Açıklamasına ulaşmak için tıklayınız.


Yorum (yok) Yorum yaz! Etiketler : vergi,borç

« Önceki ::